cinayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinayet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2013 Perşembe

Ruhi Mücerret / Murat Menteş / April Yayıncılık





Adı               : Ruhi Mücerret
Yazar           : Murat Menteş
Çeviren        : -
Sayfa           : 318
Yayınevi     : April Yayıncılık
Baskı           : 3. Baskı
Fiyat           : 19,00 TL





* ''Hayat nasıl gidiyor?''
   ''Yaşayan birine sor.''
sf. 15

* Düğününe gittiğim herkesin cenazesine de gittim.
sf. 29

* Cepheye gittim. Nefer olarak. Rütbem, zeka gerektirmiyordu. Diğer tüm askeri rütbeler gibi.
sf. 31

* Zülfikar Ağabey'in başucunda imam Kuran okuyor. Ölüm döşeğinde okunabilecek kaç kitap var ki?
sf. 34

* Bendeniz, son tahlilde, hayvanseverlikte karar kılmış bir insan sarrafıyım.
sf. 40

* ''Zevk sahibi olmak, nelerin hoşumuza gittiğiyle alakalı değildir. .Zevklerimizi araştırarak edinir, tarzımızı düşünerek oluştururuz.''
sf. 43

* İhtiyarlık huysuzluğun anavatanı.
sf. 45

* Sakın yaşlanmaya kalkmayın. Hiçbir eğlencesi yok. Evinizin, siz içindeyken yanmasından farksız.
sf. 46

* Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
sf. 47

* ''Alay mı ediyorsun? Bu yaşta ben de sağlığı düşünürsem, ölümü kim düşünecek? Mezar taşıma '2005'te öldüm. Bu durumda kaç yıldır sigara içmiyorum?' yazdıracağım''
sf. 51

* Biri benden 70, diğeri 90 yaş küçük oyun arkadaşlarımla kapıda buluştum. Bir taksiye bindik. Civan taksinin ön koltuğunda, Ozan'la ben arkadayız. Kalın mercekli gözlüklerimin gerisinden taksimetreye bakıyorum. doğum izlemek gibi heyecan verici. Küçük, kırmızı elektronik göstergedeki sayı büyüdükçe, kanımdaki adrenalin miktarı da artıyor. sıcak basıyor. Çoraplarım eriyor.
sf. 58

* İstanbul bir yandan senin rüyalarını çalar, öbür yandan sana hayaller hediye eder.
sf. 59

* ''Elinde gül buketiyle genelevin bahçesinde dikilen köylü gibiyim.''
sf. 69

* ''Bütün oyunun temel kuralı nedir?'' diye soruyorum
   ''Bilmem?''
   ''Oyuna kendini kaptırmamak.''
sf. 70

* ''İnsan Allah'ın yeryüzündeki halifesi, yani kalfasıdır. Allah'ın kalfası değilsen, şeytanın çırağı olursun''
sf. 80

* İyi silah, doğru hedefi on ikiden vurmayı garantilemiyor.
sf. 90

* Birinin duygularına haddinden fazla değer verirsen, onu anlaman imkansızlaşır.
sf. 95

* Öylesine gerilmiştim ki, kıçıma kömür soksalar, bir hafta sonra elmas çıkardı.
sf. 101

* Unutma ki, tövbekarın saygınlığını, geçmiş günahlarının büyülüğü belirler.
sf. 114

* Cahiller ve ahmaklar gürültüden rahatsız olmaz.
sf. 127

* Takım ruhu kisvesinde, sürü psikolojisini sürüklüyordum.
sf. 166

* İnsanlar, boşlukları, saçmalıklarla doldurur.
sf. 182

* ''Mezar taşlarındaki ölüm tarihleri, ölülerin bizi kaç yıldır beklediğini gösterir.''
sf. 206

* Budalalar, seni çoktan terk ettiğin hatalarınla suçlar. Zekiler ise tutarsızlıkla.
sf. 213

* ''Hatırlanan, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla.''
sf. 235

* Aptallar öfkelenince, kendilerini belli etme fırsatı buldukları için sevinirler.
sf. 250

* Aşk, paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. İki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız. Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz. Aşk adil değildi. Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıyısından bile geçmiyordu. Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi. Sana en şiddetli tokadı patlatacak olan eli okşamaktan ibaretti!
sf. 273 

* Iskalanan aşklar, yaşananlardan daima daha çoktur.
sf. 294

* Kıskançlık, nedenini arayan bir ıstıraptır.
sf. 300

* ''Gelenlik giymiş birine sakın güvenme. Özellikle de kadınsa!''
sf. 302

kitap ve yazar hakkında incelemeler ve yazılar;


15 Şubat 2012 Çarşamba

Asılacak Kadın / Pınar Kür / Everest Yayınları



Adı            :
Asılacak Kadın
Fiyat        : 7,50 TL
Sayfa        : 134
Baskı        : Everest, 10. Baskı Şubat 2004
Yazar        : Pınar Kür 


* Ezilmişliği meslek edinmiş olanlar için...
sf. V

* Kim inanır çamurdan zeka fışkırabileceğine. Hiç kimse. Bir tek ben.
sf. 9

* Umudu tamamen yok etmemeli. Ümitsiz kalınca bir garip oluyor insanlar.
sf. 12

* Ne çok nefret ettim hayatta. Ne çok kişiden.
sf. 17

* Suçları ne ki zaten. Güzel bir eve sahip olmak. Kokumu duymak.
sf. 17

* Bir kötü dövüştür sesi gelir durur karanlığın içinden. Derin solumalarla biten o dövüşlerin gerçekte ne olduğunu ne zaman anlamıştım. Kaç yaşında. Hiç hatırlamıyorum. Ölüm gibi tıpkı. Şuuruna ne zaman vardığını hiç bilemezsin. Sanki doğduğun günden. Hatta ondan daha önce. Ezelden biliyorsun. Karşı koyardı ihtiyara. Git başımdan derdi. Hali yoktu. Gene de zorla binerdi babam üstüne. Çirkin ve bitkin bir kadın. Yoksa ondan mı. Gün boyu çamaşır yıkayacağına evin beyi düzdüğü için mi babama hali kalmazdı. Hadi canım olamaz.
sf. 18

* Sen orada dur. Bak yalnızca, iyi bak. Buraya gömülen senin köleliğin.
sf. 38

* Öylesine uzaktım kendimden.
sf. 80

* Sonunda anladım: çocuk değildi o. Belki de hiç çocuk olmamıştı.
sf. 101

* Kaçınılmaz olan yapılandır, kişinin şu ya da bu etkenle yaptığı. Olmuş, gerçekleşmiş, artık olmaması düşünülmeyen. Akla sığmayan ise yapılmayan, yapılamayan, kişinin belki yıllarca düşleyip de yapmadığı. Düşünüldüğü zaman bile gerçekleşmeyeceği kaydıyla düşünülen...
sf. 123

* Arsız, kışkırtıcı, delirtici, gülerken gözlerini kapayan. Hiç düşünmeyen, düşünme gereksinmesini duymayan hatta. Yanlızca yaşayan, acıya yargılı olduğunu kim bilir ne zaman benimsemiş olan... Nedense beni gereksindiğini sandığım. Benim tarafımdan kurtarılmayı beklediğini... Oysa ne kurtulmayı, ne de duruşmada dedikleri gibi kurtulmak için beni kullanmayı akıl edebilirdi Melek. Şimdi anlar gibiyim bunu. Öldürmeyi, öldürtmeyi düşünemezdi. Çünkü düşünmezdi. Çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. Bilmiyordu başkaldırabileceğini; baskıyı, zorbalığı yaşamın doğal bir öğesi bellemişti.
sf. 127

*Düşünce özgürlüğünün bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir.
sf. 133