aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2013 Perşembe

Cemile / Cengiz Aytmatov / Elips Kitap






Adı               : Cemile
Yazar           : Cengiz Aytmatov
Çeviren        : -
Sayfa           : 74
Yayınevi     : Elips Kitap
Baskı           : 3. Baskı
Fiyat           : 4,00 TL




* ... bizim gelin öyledir, derdi annem, doğruyu insanların yüzüne karşı söylemeyi sever. Böylesi dedikodu yapmaktan, dolaylı ve iğneli sözler söylemekten iyidir. Sizinkiler erdemli görünüp saman altından su yürütürler. Kokmuş yumurtalar da hep böylelerinden çıkar. Dıştan bakınca bembeyaz, ama içi burnumuzun direğini kırar.
sf. 15

* ''Osman gibileri kalbimden geçenleri ne bilsin? Kimse bilemez... Belki bunu anlayacak kimse yoktur dünyada...''
sf. 21

* Öz vatanını, öz milletini kim sevmez! Dönüp gelen insan, yiğit, mert bir insandır.
sf. 26

* Avılda (köyde), cigit (yiğit) denince, kendilerini ve başkalarını savunma gücü olan, iyilik etmesini bilen; ama ara sıra toylarda veya cenaze sölenlerinde aksakallara kafa tutarak canının istediğini yapan bir genç insan (yiğit) akla gelir. Böyleleri kadınlarda dikkati çeker.
sf. 30

* Bir insan kendini gösterecek bir şey yapmazsa, yavaş yavaş unutulur gider.
sf. 32

*  Henüz kurtulamadığım çocuksu bencillik, bende hırslı bir kıskançlığa dönüşmüştü. Çocuklar yakınlarını yabancılardan hep kıskanırlar.
sf. 38

* Danyar aşıktı. Denizler kadar derindi onun aşkı. bunu iyice seziyordum; ama başkalarının aşkına hiç benzemiyordu. Çok büyük bir aşktı bu. Hayat aşığı, toprak aşığı, tabiat aşığı idi. bu aşkını içinde saklıyor ve türkülerde duyup yaşıyordu. İlgisiz bir insan, aşık olmayan bir insan, sesi ne kadar güzel olursa olsun, böyle şarkı, böyle türkü söyleyemez.
sf. 47

* İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez...
sf. 48

* İnsanların savaşa gitmek için düştükleri yollarda acılar, acı yakarışlar kalıyordu...
sf. 50

* Aşk da bir ilham mıdır? Ressamın, şairin ilhamı gibi bir ilham mıdır?
sf. 56

* Bir şimşek, kayıp bir yerlere indi,gürlemesi duyulmadı.
sf. 66

* Sevgilim, kimsesiz sevgilim benim! Seni hiç kimseye kaptırmam! Uzun zamandan beri seviyorum seni... Bilmediğim zamanlardan beri seni sevmiş, seni beklemişim ben. Ve işte geldin, seni beklediğimi biliyormuş gibi geldin!...
sf. 67

* Fırtına, güçlü ve büyük bir ağacı devirirse, o ağaç bir daha doğrulamaz.
sf. 72

* ''Git Cemile, git! Hiç pişman olma, sen mutluluğunu en sarp yollarda yürüyerek buldun!...''
sf. 76




2 Aralık 2012 Pazar

Kediler Güzel Uyanır / Yekta Kopan / Can Yayınları




Adı               : Kediler Güzel Uyanır
Yazar           : Yekta Kopan
Çeviren        : -
Sayfa           : 128
Yayınevi     : Can Yayınları
Baskı           : 1. Baskı
Fiyat           : 10,00 TL



* Bak, hala fısıldamaktan söz ediyorum, korkak ruh iflah olmuyor, oysa biliyorum sonsuzluğa sadece haykırışların kalacağını.
sf. 13

* Berber, kaç sıkıntının haritasını ezberlemiş beyaz örtüyü sıyırdı boynundan, boğaya meydan okuyan matador peleri görkemiyle çırptı havada. Çırak, kırık çerçeveli aynayı getirdi. Ensenle ayna arasındaki boşluğa sıkıştı çocukluğun.
sf. 18

* İzinsiz girmeye hakkım olmadığını bildiğim hayatın üzerinde, daha uzun süre tutmadım gözlerimi.
sf. 27

* Meğer her ayrılık, sevdiğin bir şairin intiharı gibiymiş. Beden kendini sonsuza gömüyor, sadece dizeler ve duygular kalıyor geriye.
sf. 29

* Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphaneed, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.
sf. 33

* Ben gidiyorum artık. Veda ediyorum. Çünkü benden uykularımı aldığın günden beri, başkalarının rüyalarını görüyorum.
sf. 36

* Sözlerimi ayıklayıp, onlarla çoğalmak istiyorum. Gel artık, yalnızlığı sevmiyorum.
sf. 63

* Seni sevdiğimi, söylerken bile, yalnızlığı yaşıyordum. İşte kendimi bu yüzden sevmiyorum.
sf. 67

* Neden bu kadar çok soru var hayatımızda? Neden yalnızlığımızı kelimelerle büyütebilmek için bu kadar hastalıklı bir hayat yaşıyoruz?
sf. 75

* Duruyor sonra dünya. Anlıyoruz, görmediğimiz bir yerdeki çocuklarını yiyerek geçiriyor karnının gurultusunu. Dünya, doğurduğuyla doğuyor.
sf. 122

1 Temmuz 2012 Pazar

Yüz Yüze / Cengiz Aytmatov / Elips Kitap






Adı               : Yüz Yüze
Yazar           : Cengiz Aytmatov
Çeviren        : -
Sayfa           : 64
Yayınevi     : Elips Kitap
Baskı           : 3. Baskı
Fiyat           : 3,00 TL


* İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyut ancak ayrılık sırasında anlaşılır.
sf. 18

* Seyde aslında, kalın kirpikli, sert bakışlı bir kadındı ama o anda yalnız kadınların gözünde ifadesini bulan, üzgün, aynı zamanda hem yumuşak hem dokunaklı idi bakışları.
sf. 24

* Fırtınadan dalları kopmuş, gövdesi kırılmış bir ağaca benziyordu.
sf. 27

* Sis, hastaymış da daha yukarılara çıkmaya gücü yetmiyormuş gibi solgun bir beyazlık içinde vadiler üzerinde tarazlanıp kalmıştı.
sf. 49

* Sobayı yakacak gücü bile kalmamıştı. Evin içi de tıpkı onuın içi gibi soğuk ve sıkıntılıydı.
sf. 50

* Madem ki hayvan gibi yaşıyorum, yapılacak tek şey kalıyor, o da hayvan gibi hareket etmek!
sf. 52

* Herkes ancak dişleyebildiği, koparabildiğini yer!
sf. 52

* Halkını felaket içinde bırakıp giden bir insan, istese de istemese de onun düşmanı olur...
sf. 53

24 Nisan 2012 Salı

Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin / Sinan Akyüz / Alfa Yayıncılık









Adı               : Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin
Yazar           : Sinan Akyüz
Çeviren      : -
Sayfa           : 453
Yayınevi     : Alfa Yayıncılık
Baskı           : 3. Baskı
Fiyat           : 19,00 TL



* Artık bir aşık gibi hayalci değilim. Bir sümbül gibi üzüntü damlaları dökmüyorum. Uzunca bir süre geleceği hayal bile etmedim. Tam aksine geçmişi hatırlamak istedim. Hüzün sanki güzelliğime yaraşan bir şiir oldu.
sf. 5

* Aşk önce birleştirir, sonra ayırır. Yoksa başka nasıl büyürdük ki.
sf. 100


* Şeytanın baş döndüren şarabı gibi. İlk önce bizi aşklarıyla sarhoş edip başımızı döndürüyorlar, sonra da bizi, sızıp kaldığımız yerde terk edip gidiyorlar. Halbuki erkekler bilmiyorlar ki; aşk sarhoşluğuyla kafayı bulmuş kadınlar sağa sola yalpa vururlar. Bazen biz kadınlar yola yıkılırız, çamurun içine düşeriz.
sf. 135

* Artık ben, kırık bir aynadan başka bir şey değildim. Sanki her parçam, kendi hayatını yaşamaya gitmişti.
sf. 145

* Beden kadife bir elbiseye benzer. O kadife elbise bedene el değdikçe, ruh kendisini bulur. Beden kanlanıp canlanır. Ama gel gör ki, erkekler bu kadife elbiseli bedeni okşayacaklarına, gidip bu elbiseyi giyen başka bedenleri ararlar. O bedeni okşarlar. Bu beden anneleri de olabilir, sevgilileri de.
sf.171


* Bozulanlar, değişenler bedene ait duygularımız, huylarımızdır. Değişimin yaşandığı yer bedendir. Ölümsüz olan ruh ise hiç değişmez, başka bir şeye dönüşmez. Çünkü o ruh başka bir yere aittir.
sf. 172


* Su, susuzluktan deli olmuş bir kişinin gözü önünde ve kendisi de su içinde, fakat akıp giden sudan haberi bile yok.
sf. 276


* Meğerse aşk aklının ayağı yokluk deryasının içinde kırıkmış. İşin doğrusu aşkın bir mezhebi de yokmuş. Hatta aşkın mezhebi yetmiş iki dinden bile ayrıymış.
sf. 333


* Zaman içinde öğrendim ki, etrafımızda bir sürü sahte büyücüler yaşarmış. meğerse biz kadınlar da, o sahte büyücü heriflerin en sadık ve en aptal müşterileriymişiz. Onlardan ay ışığının altında saf aşk satın alırmışız. Satın aldığımız bu saf aşkın bedelini de kalbimizi onlara vererek ödermişiz. Sonra bir gün gerçekler ortaya çıkar ve bir de bakarız ki, büyüsüne kapıldığımı adam, kalbimizi paramparça etmiş, bizi yüzüstü bırakıp kaçmış.
sf. 399


* Bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine.
sf. 399